PIRASA

• Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre ülkemizde 2024 yılında, 50 bin 199 dekar alanda, 151 bin 277 ton pırasa üretilmiştir. 2005 yılında, 326 bin ton olan üretim son 20 yılda yarı yarıya azalsa da Türkiye, dünya pırasa üretiminde ilk 5 ülke içinde yer almaktadır.

• Ülkemizde pırasa, en fazla Ege bölgemizde yetiştirilmektedir. 2024 yılında, 51 bin 392 ton ile Ege, Türkiye toplam pırasa üretiminden %34 pay almıştır. Ege’yi;34 bin 734 ton ile Batı Karadeniz, 34 bin 334 ton ile Akdeniz, 10 bin 857 ton ile de Batı Marmara takip etmektedir.

• İzmir, Türkiye pırasa üretiminde lider konumdadır. 32 bin 49 ton pırasa üretimi yapılan bu ilimizi, 19 bin 687 ton ile Mersin izlemektedir. Samsun, 19 bin 470 ton ile ülkemiz pırasa üretiminde üçüncü sırada bulunurken, Osmaniye (10.224 ton) ve Bursa (6.919 ton) yetiştiricilikte önde gelen diğer illerimizdir.

• Türkiye, yüksek getiri sağlamasa da pırasada net ihracatçıdır. Geçtiğimiz yıl 4 bin 11 ton pırasa ihraç eden ülkemiz, 3 milyon 929 bin 357 dolar döviz girdisi sağlamıştır. Türkiye, 13 bin 466 ton ile 2021 yılında en fazla pırasa ihracatı gerçekleştirmiştir. Bu yıldan itibaren üretimdeki düşüşe paralel olarak ihracatta miktar ve değer bazında düşüş gerçekleşmiştir. 

 

Pırasa (Allium porrum L.), Alliaceae familyasına (Alliaceae) ait bir sebze ürünüdür. Allium türleri, kuzey bölgelerin sıcak kuşaklarından başlayarak, ılıman, sıcak ılıman gibi iklim bölgelerinde geniş yayılma alanı bulmuştur. Tropik alanlarda ise dağlara yakın kısımlarda yayılma göstermişlerdir. Türkiye’den başlayarak doğuya doğru gidildiğinde, Orta Asya’nın dağlık alanları, İran, Afganistan, Pakistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kuzey Doğu Çin’e doğru yayılma göstermiştir.

Pırasa yemek pişirmede ve tıbbi amaçlarla kullanılır. Hafif tadı ve kolay hazırlanışı, bu sebzeyi çorbalar, yahniler, yemekler ve garnitürler için favori bir katkı haline getirir. Birçok vitamin – K vitamini, B grubu vitaminler, C vitamini, A vitamini ve E vitamini – ve mineraller – manganez, bakır, demir, magnezyum ve kalsiyum – içerir. Pırasa antioksidanlar içerir ve anti-enflamatuar etkilere sahiptir. Kan damarlarını tıkanmaktan korur.

 

Türkiye, dünya pırasa üretiminde ilk 5 ülke içinde yer almaktadır

Pırasalar narin (kolay kırılabilen) tatlı ve keskin olmayan soğanımsı lezzete sahiptirler. Bazı soğanlar gibi keskin kokusu yoktur. Herhangi bir zamanda hasat edilebilirler. Küçük pırasalar yeşil soğan gibi de kullanılabilirler.

Üç değişik pırasa tipi vardır. Bunlar morfolojik özellikleri sebebiyle çok kolayca ayırt edilebilirler.

a. Avrupa pırasaları; kısa ve kalın gövde oluştururlar.

b. Türk pırasaları; daha uzun ve ince gövde oluştururlar.

c. Kurrat (Mısır) pırasaları; gövde oluşturmazlar. Orta Asya’daki Akdeniz ülkelerinde yaprakları için yetiştirilir. Yapraklar yılda birçok kez hasat edilebilir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre ülkemizde 2024 yılında, 50 bin 199 dekar alanda, 151 bin 277 ton pırasa üretilmiştir. 2005 yılında, 326 bin ton olan üretim son 20 yılda yarı yarıya azalsa da Türkiye, dünya pırasa üretiminde ilk 5 ülke içinde yer almaktadır.

Pırasada kök oluşumu sarımsak ve soğanla aynıdır

Pırasada kök oluşumu sarımsak ve soğanla aynıdır. Bitki çok yoğun bir kök oluşumuna sahiptir ve kökleri çok ender hallerde dallanır. Köklerin çok önemli bir bölümü (%75) toprağın 20-25 cm’lik derinliğinde gelişir. Azda olsa bitki gelişimine ve toprak yapısına bağlı olarak 50 cm derinliğe kadar giden köklere de rastlanır.

Kök ile yaprağın birleştiği kısımda pırasanın gövdesi oluşur. Halk arasında gövde denen kısmını, etli yaprak kınları oluşturur. Toprak dışındaki kın gövdenin boyu türlere ve varyetelere göre değişir. Yaklaşık 10-50 cm boy alır. Kın gövde yuvarlak kesitlidir.

Pırasada, dişi organ 2-6 arasında tohum meydana getirir. Tohumların renkleri parlak siyahtır. Üstü kırışıktır. 1 g’da 200-275 adet tohum bulunur. Bin tane ağırlığı 2,7- 4 g arasında değişir. Tohumlar çimlenme güçlerini 2-3 yıl muhafaza eder. Tohumlar tarlaya ekildikten sonra 4-6 hafta bozulmadan kalabilir.

Ülkemizde pırasa, en fazla Ege bölgemizde yetiştirilmektedir

Pırasa, ülkemizin hemen her bölgesinde yetiştirilebilir. Büyük miktarlarda ve ekonomik üretimi ise deniz ikliminden kara iklimine geçiş bölgelerinde başarı ile yapılır. Yetiştirme döneminde optimum gelişmeyi 15-20 °C sıcaklıklarda %60-80 nemli ortamlarda gösterir. Sıcaklık azalması ve artışı durumunda bitki gelişmesi yavaşlar, bitkilerin yapraklarında sararmalar görülür. Bitkinin gelişme döneminde yüksek nem olumlu etki yaptığı halde dişlerin ve başın oluşmasından sonra yüksek nem hastalıklar yönünden olumsuz etki yapar. Hasat döneminde ise yağış istemez.

Ülkemizde pırasa, en fazla Ege bölgemizde yetiştirilmektedir. 2024 yılında, 51 bin 392 ton ile Ege, Türkiye toplam pırasa üretiminden %34 pay almıştır. Ege’yi;34 bin 734 ton ile Batı Karadeniz, 34 bin 334 ton ile Akdeniz, 10 bin 857 ton ile de Batı Marmara takip etmektedir. Yine 2024’te, Doğu Marmara’da 9 bin 744 ton, Batı Anadolu’da da 8 bin 16 ton pırasa üretimi gerçekleşmiştir.

İzmir, Türkiye pırasa üretiminde lider konumdadır

Pırasa, bitki besin maddeleri ve organik maddelerce zengin, hafif karakterli topraklardan başlayarak, tınlı ve pek ağır olmamak koşuluyla hafif killi topraklarda da yetiştirilebilir. Doğal olarak gevşek yapılı, yeterince su tutabilen, kök sisteminin yayıldığı alan derin, humuslu ve kolayca işlenebilen tınlı, verimli topraklar soğan için tercih edilir. pH6,0-6,5 arasında olmalıdır.

İzmir, Türkiye pırasa üretiminde lider konumdadır. 32 bin 49 ton pırasa üretimi yapılan bu ilimizi, 19 bin 687 ton ile Mersin izlemektedir. Samsun, 19 bin 470 ton ile ülkemiz pırasa üretiminde üçüncü sırada bulunurken, Osmaniye (10.224 ton) ve Bursa (6.919 ton) yetiştiricilikte önde gelen diğer illerimizdir.

Pırasa yetiştiriciliğinde en çok ihtiyaç duyulan besin elementi azottur

Pırasa yetiştiriciliğinde en çok ihtiyaç duyulan ve verime en çok etkisi olan besin elementi azottur. Bitki daha az fosfor ve potasyum ister. Azotlu gübreyi birkaç defada vermek başarıyı arttırır. Su tutma kapasitesi yüksek topraklarda yapılan yetiştiricilikte hem verim hem de kalite yükselir.

Pırasa yüzeysel köklü (40-50 cm) bir bitkidir. Devamlı rutubetli bir toprakta yetiştiriliyorsa ve fazla sulama yapılıyorsa hastalıklar meydana gelir. Bu kritik devrede, tam olgunluğa varıncaya kadar haftada bir kez sulanmalıdır. Olgunluk devresinde sulama kesilir ve mümkün olduğunca toprağın çabuk kuruması sağlanmalıdır.

Baş soğan ve sarımsağın aksine, pırasalar vegetatif sürgün olarak hasat edilirler. Pırasa yetiştiriciliğinde amaç; bitkiler çiçeğe kalkmadan önce pazarlanabilir büyüklükte sürgünler (yaprak) elde etmektir. Bu yüzden, çiçek sapı çıkışını ve vegetatif büyümeyi kontrol eden faktörleri bilmek önem kazanmaktadır.

Yüksek getiri sağlamasa da pırasada net ihracatçıyız

Pırasada hasat gelişmenin hemen her döneminde yapılabilir. Hasat zamanını pazar şartları ve yetiştiricinin kararı belirler. Normal verimin alınabilmesi için pırasaların 120-150 gr veya daha fazla ağırlık kazandığı döneme kadar hasadı yapılmalıdır. Ancak pazarda yüksek fiyat oluşmuşsa daha erken dönemlerde hasada başlanabilir. Hasat elle veya söküm pulluğu ile yapılabilir. Her iki şekilde de sökülen pırasalar hemen tarlada topraklarından temizlenerek kökleri 1 cm uzunluğu geçmeyecek şekilde temizliğe tabi tutulur. Ayrıca aks üzerindeki en son yaprak alınır. Yaprak ayalarının 1/3’üde tıraşlanır ve demetler haline getirilerek pazarlanır.

Pırasalarda verim bakım şartlarına, çeşide ve hasat zamanına bağlı olarak 3000 kg/da ile 5000 kg/da arasında değişir. Geç hasat edilen yazlık çeşitlerde bu değer daha da yukarı çıkar.

Türkiye, yüksek getiri sağlamasa da pırasada net ihracatçıdır. Geçtiğimiz yıl 4 bin 11 ton pırasa ihraç eden ülkemiz, 3 milyon 929 bin 357 dolar döviz girdisi sağlamıştır. Türkiye, 13 bin 466 ton ile 2021 yılında en fazla pırasa ihracatı gerçekleştirmiştir. Bu yıldan itibaren üretimdeki düşüşe paralel olarak ihracatta miktar ve değer bazında düşüş gerçekleşmiştir.

Kaynaklar

www.tuik.gov.tr Erişim Tarihi: 28.01.2026

PIRASA YETİŞTİRİCİLİĞİ, Doç. Dr. Harun ÖZER, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi.

https://www.plant-protection.com/tr/article/2087?lang=tr

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki yazı
Hedef daha çok ülkeye daha çok ihracat
Sonraki yazı
Mesleğini severek yapan, araziden hiç kopmayan, başarılı, yenilikçi, çözüm odaklı bir ziraat mühendisi; YUNUS EMRE KAYA

Bizi Takip Edin

E-Bülten

E-Mail Bültenimize Abone Olun Olup Bitenlerden İlk Sizi Haberdar Edelim.

Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Menü