Doğayı Tahribin Bedelleri

Prof. Dr. Nazimi AÇIKGÖZ 

 

Başlangıçta doğada doğal olayların tahribi söz konusuydu. Pek çok deprem, volkanik patlamalar, sel, kasırgalar ve orman yangınları gibi doğal olaylar yaşanmıştır. Bunlar tabii ki ekosistemlerde bitki örtüsünde, hayvan varlığında ciddi tahribat yapan olaylar… Yine doğal iklim değişikliği nedeniyle hastalık ve zararlıların yoğunluğu, var olan canlıların üremesinde, çoğalmasında, hatta yok olmasında etkili rol oynamıştır. Doğal erozyonu da bu gruba alırsak, insanlığın devreye girmesine kadar, hatta sanayi devrimine kadar doğa kendini yönetebilmiştir.

Sanayi devrimi ile doğanın tahribinde insanın sorumluğu başlamıştır. Antropogen çevre kirlenmesi diye tanımlanan bu doğa tahribinde; insanın faaliyetleri sonucunda doğal çevre zarar görmektedir. Ekosistemlerin bozulmasının ana nedenleri sanayileşme, tarımsal faaliyetler, kirlilik, ormansızlaşma, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve kentleşmedir.

İnsan kaynaklı sera gazı emisyonları küresel sıcaklıkların artması ve bunun sonucu olarak iklim düzenlerinde yaşanan değişikliklerin başında hava ve su kirliliği geliyor. Bu da sanayi atıkları, tarım ilaçları ve plastik gibi kirleticilerin doğaya salınmasının ekosistemler üzerinde olumsuzlukların etkileridir. Yine toprak erozyonu sonucu toprağın verimliliği azalmaktadır. Kirlilik gibi etmenler ise birçok canlı türünün yok olmasına neden olmakta veya tehlikeye sürüklemektedir.

Doğanın Tahribi Romantik bir “doğa sevgisi” meselesi iken nasıl oldu da son zamanlarda insanlığın bir hayatta kalma mücadelesi haline geldi?

  • Rekor kıran sıcak hava dalgaları, devasa orman yangınları ve yıkıcı sellerin sıklığı ve buzulların erimesi;
  • Kaynakların Tükenme Sınırına Dayanması: Dünya nüfusunun hızla artması ve tüketim odaklı yaşam tarzı, doğanın kendini yenileme kapasitesini (biyokapasite) aşması; Tarım ve sanayi için gerekli olan tatlı su kaynakları hızla azalırken gelecekte gıdaya erişimi zorlaştırıyor.
  • Doğal alanların tahrip edilmesi, insanlarla vahşi yaşam arasındaki sınırı ortadan kaldırdı. COVID-19 gibi hayvanlardan insanlara geçen virüslerin artışı, ekosistem dengesinin bozulmasıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Hava ve su kirliliğine bağlı solunum yolu ve kanser vakalarındaki artış, toplumsal bir sağlık krizine dönüştü.
  • Doğa tahribatı artık sadece “çevreci” bir sorun değil, devasa bir ekonomik risk olarak görülüyor. Altyapı hasarları ve üretim kayıpları trilyonlarca dolara mal oluyor. Sürdürülebilirlik Zorunluluğu: Şirketler ve devletler, kaynaklar bittiğinde üretimin de duracağını fark ederek “Yeşil Ekonomi”ye geçmek zorunda kalıyor.
  • Yeni kuşaklar, yaşanabilir bir gelecek talebiyle siyasilere ve markalara büyük bir baskı kuruyor. Uydu görüntüleri sayesinde ormansızlaşma veya kirlilik oranları artık gizlenemez durumda.

Özetle: Doğanın tahribi artık insanlığın hayatta kalma mücadelesi haline geldiği için gündemin merkezindedir.

Bireysel olarak bir şeyler yapabilir miyiz?

Doğa tahribine karşı bireysel olarak atılan her adım, aslında büyük bir dönüşümün parçasıdır. 2025 yılı itibarıyla artık sadece “daha az zarar vermek” değil, doğayı “onarmaya çalışmak” (onarıcı yaşam) ön plana çıkıyor.

İşte bireysel olarak yapabileceğiniz en etkili ve somut adımlar:

  • Enerji ve Su Tasarrufu: Evdeki ısıyı kışın 1-2 derece düşük, yazın ise 1-2 derece yüksek tutmak enerji tüketimini %10 azaltabilir. Diş fırçalarken musluğu kapatmak yılda tonlarca su tasarrufu sağlar. Sebze ve meyve yıkadığımız suları tuvaletlerde kullanmak…Evdeki tüm ampulleri LED ile değiştirmek, enerji talebini düşürmenin en kolay yoludur.
  • Daha Az Et Tüketimi: Hayvancılık, devasa miktarda su ve arazi kullanımı gerektirir. Haftada sadece bir gün etsiz beslenmek bile kişisel çevresel etkinizi büyük oranda azaltır.
  • Mevsimsel ve Yerel Gıda: Uzak ülkelerden gelen meyveler yerine yerel üreticiyi desteklemek, nakliye kaynaklı emisyonu (karbon ayak izini) önler. İhtiyacınız kadar alışveriş ile gıda atığını sıfırlayabiliriz.
  • “Azalt, Yeniden Kullan, Onar” Tüketim çılgınlığına karşı durmak en büyük bireysel eylemdir.
  • Bilinçli Alışveriş: Tek Kullanımlık Ürünlere Veda: Plastik poşet yerine bez çanta, karton bardak yerine kişisel kupa ve plastik şişe yerine matara kullanmak.
  • Onarım Kültürü: Bozulan eşyaları veya yırtılan kıyafetleri atmak yerine tamir ettirmeyi (veya ileri dönüşüm ile değerlendirmeyi) alışkanlık haline getirmek.
  • Dijital ve Finansal Sorumluluk: Bilinçli tercihleriniz şirketleri de değişime zorlar. Çevre sertifikalarına sahip, etik üretim yapan markaları tercih edin. Paranızı harcadığınız yer, desteklediğiniz dünyadır.
  • Dijital Temizlik: Gereksiz e-postaları silmek ve bulut depolama alanlarını optimize etmek, devasa enerji tüketen veri merkezlerinin yükünü azaltır.

Milyarlarca insanın “mükemmel olmayan” ama çevreye duyarlı bir yaşam sürmesi, bir avuç insanın “mükemmel sürdürülebilir” yaşamasından çok daha büyük bir etki yaratır.

Önceki yazı
YENİDÜNYA

Bizi Takip Edin

E-Bülten

E-Mail Bültenimize Abone Olun Olup Bitenlerden İlk Sizi Haberdar Edelim.

Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Menü