YENİDÜNYA

  • Japonya ve Hindistan’da iki bin metreye kadar yüksek alanlarda yetişebilen yenidünya bahçesinden 30 yıldan fazla ürün alınabilmektedir. Anavatanı Çin olan yenidünya bitkisi 1700’lü yıllarda Avrupa’ya, 1800’lü yıllarda ise Cezayir ve Lübnan üzerinden ülkemize gelmiştir. Yenidünya, en fazla Çin’de üretilirken bu ülkeyi sırasıyla İspanya, Pakistan ve Türkiye izlemektedir.
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre ülkemizde 2024 yılında, 6 bin 983 dekar alanda, 15bin 55 ton yenidünya üretimi yapılmıştır. Üretimin tamamına yakını Akdeniz bölgesinde yapılırken; Mersin, Türkiye yenidünya üretiminin yüzde 70’ini tek başına karşılamaktadır. Ülkemiz her yıl iki bin tonun üzerinde de yenidünya ihraç etmektedir.
  • Yenidünya yetiştiriciliğinde artık standart çeşitlerin anaçlar üzerine aşılanması ile elde edilen fidanlar kullanılmaktadır. Bazı yenidünya çeşitleri kendine uyuşmaz olduğundan bunlarla bahçe kurulurken tozlayıcı çeşit bulundurulmasına dikkat edilmelidir. Kapama bahçe tesisinde erkenci çeşitlerin seçimi önemli olmakla birlikte pazarlama kolaylığı yönünden farklı zamanlarda olgunlaşan çeşitleri bir arada bulundurmak faydalıdır.
  • Hasat edilecek meyvelerin, çeşide has normal büyüklük ve rengini almış olması gerekmektedir. Meyve üzerinde 2-3 mm sap kalacak şekilde makas ile kesilerek hasat edilir. Hasat kriteri olarak kabuk rengi baz alınsa da ticari olarak suda çözülebilen kuru madde miktarının yaklaşık yüzde 10 olması gerekir. Meyvelerin tamamının aynı anda olgunlaşmaması nedeniyle hasat birkaç defada yapılabilir. Meyveler hasattan hemen sonra pazarlanmalıdır.  

 

Her dem yeşil bir subtropik iklim meyvesi olan Yenidünya (Eriobotrya japonica Lindl.), hızlı büyüyen kısa gövdeli, gösterişli çiçekleri olan bir meyve türüdür.  Yenidünyanın çiçeklenme dönemi kasım ve şubat ayları arasındadır. Meyvenin olgunluk dönemi çeşitlere göre farklılık göstermekle birlikte genellikle mart-haziran ayları arasıdır.

Japonya ve Hindistan’da iki bin metreye kadar yüksek alanlarda yetişebilen yenidünya bahçesinden 30 yıldan fazla ürün alınabilmektedir. Anavatanı Çin olan yenidünya bitkisi 1700’lü yıllarda Avrupa’ya, 1800’lü yıllarda ise Cezayir ve Lübnan üzerinden ülkemize gelmiştir. Yenidünya, en fazla Çin’de üretilirken bu ülkeyi sırasıyla İspanya, Pakistan ve Türkiye izlemektedir. Taze olarak tüketilmesinin yanında özellikle Çin ve Avrupa ülkelerinde; meyve suyu, şurup, konserve, dondurma, reçel, jöle, turta, cezerye ve marmelat yapımında kullanılmaktadır. Kuru meyve olarak da tüketime sunulan yenidünyanın çiçekleri kozmetik ürünleri, çekirdekleri ise sabun yapımında; kurutulmuş yaprak ve çiçekleri de ilaç sanayisinde kullanılmaktadır. Tüm bunların yanında yenidünya dış mekân süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir.

Yenidünya, diyabetin  önlenmesi,  kolesterol seviyesinin düşürülmesi ve kemik mineral yoğunluğunun korunması başta olmak üzere sağlık açısından birçok faydaya sahiptir. Ayrıca bu meyve görme sağlığını artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir, solunum sistemini rahatlatır, kan dolaşımını artırır ve kan basıncını düşürür. Yenidünyada bol miktarda bulunan potasyum, kan damarları ve arterler üzerindeki baskıyı azaltarak kan basıncını düşürür ve kalp sağlığını korur.

Yenidünyanın Çin’de Eriobotrya cinsine ait 14 tür ve 100’den fazla çeşidi tanımlanmıştır. Tanımlanan bu çeşitler iki grup altında toplanmıştır. Büyük, armut şekilli ve sarı meyvelere sahip olanlar “Çin tipi”; küçük, yuvarlak şekilli ve açık sarı meyvelere sahip olanlar ise “Japon tipi” olarak isimlendirilmiştir.

Mersin, Türkiye yenidünya üretiminin yüzde 70’ini tek başına karşılamaktadır

Türkiye, yenidünya üretiminde önemli bir ülkedir ve Akdeniz Bölgesi yenidünya yetiştiriciliği için uygun ekolojik koşullara sahiptir. Üretimin büyük bir kısmı Akdeniz Bölgesi’nden geri kalan az miktar ise Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinden karşılanmaktadır. Ülkemizde genellikle taze olarak tüketilmektedir. Yenidünya; can erik, çilek ve çağla gibi pazarda görülen mevsimin ilk meyvelerinden olduğu için tüketiciden rağbet görmektedir. Özellikle erkenci çeşitler pazarda yüksek fiyatla satılmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre ülkemizde 2024 yılında, 6 bin 983 dekar alanda, 15bin 55 ton yenidünya üretimi yapılmıştır. Üretimin tamamına yakını Akdeniz bölgesinde yapılırken; Mersin, Türkiye yenidünya üretiminin yüzde 70’ini tek başına karşılamaktadır. Ülkemiz her yıl iki bin tonun üzerinde de yenidünya ihraç etmektedir.

Kapama bahçe tesisinde erkenci çeşitlerin seçimi önemlidir

Hava sıcaklığının donma noktasının altına düşmediği sıcak ılıman iklimin hüküm sürdüğü yerler, yenidünya yetiştiriciliği için en uygun iklim özelliklerine sahip alanlardır. Çiçekler ve meyveler -3°C’de zarar görmeye başlamaktadır. Meyvenin olgunlaşma zamanında yaz sıcaklarının erken başlaması ve hava sıcaklığının 30 °C’nin üzerine çıkması meyveler üzerinde güneş yanıklarının meydana gelmesine neden olmaktadır. Şiddetli rüzgâr, tozlanma ve döllenme üzerinde olumsuz etki yaparak verimi azaltabilmektedir. Yenidünya ağacının yıllık yağış isteği ise 1000-1200 mm’dir. Yeni kurulan bahçelerde fidanlar ilk hafta gün aşırı, sonraki haftalarda ise iki kez sulanmalıdır.

Yenidünya yetiştiriciliği için iyi drene edilmiş, derin, organik maddece zengin, killi-kumlu, gevşek topraklar tercih edilmelidir. Meyve fazla kireçten hoşlanmaz. Yetiştiricilik için pH 6 olan topraklar idealdir. Taban suyu seviyesi 1,5-2 m olan topraklar yetiştiriciliğe uygundur.

Ürün emniyeti ve erkencilik için kış çiçeklenme döneminde soğuk ve hâkim rüzgârlara kapalı, ılık ve sıcak yöneyler tercih edilmelidir. Dikim mesafeleri 7×7, 8×8 m olup genellikle kare şeklinde dikilir. Yenidünya yetiştiriciliğinde artık standart çeşitlerin anaçlar üzerine aşılanması ile elde edilen fidanlar kullanılmaktadır. Bazı yenidünya çeşitleri kendine uyuşmaz olduğundan bunlarla bahçe kurulurken tozlayıcı çeşit bulundurulmasına dikkat edilmelidir. Kapama bahçe tesisinde erkenci çeşitlerin seçimi önemli olmakla birlikte pazarlama kolaylığı yönünden farklı zamanlarda olgunlaşan çeşitleri bir arada bulundurmak faydalıdır.

Taçlandırma yüksekliği yaklaşık 65-75 cm’dir. Mart ayında yeterli ışıklanmayı sağlayacak şekilde kurumuş, hastalıklı, zararlanmış ve obur dallar çıkarılır. Nisan-ekim ayları arasında 7-10 kez veya yaklaşık her 15-20 günde bir 30-50 cm toprak derinliğini ıslatacak şekilde sulanır. Toprak ve yaprak analizlerine düzenli bir gübreleme programı uygulanmalıdır. Fazla azot verilmesi yenidünyada çiçeklenmeyi azaltan bir durumdur.

Yetiştiricilikte tercih edilen çeşitler

Yenidünya yetiştiriciliği ülkemizde 1998 yılında deneme bahçeleri kurularak başlamıştır. Mersin’de yapılan denemeler sonucunda, Dr. Trabut, Akko 1, Yuvarlak çukur göbek, Ekotip 2 çeşitleri yenidünya yetiştiriciliği için en uygun çeşitler olarak belirlenip yetiştiricilere önerilmiştir. Ülkemizde ticari önem arz eden yenidünya çeşitlerinden Akko XIII, orta mevsimde olgunlaşmaktadır. Çeşidin meyveleri iri, koyu pembe portakal renkli, çok gösterişli ve lezzetlidir. Taşınmaya ve karaleke hastalığına çok dayanıklı ayrıca kendine verimli bir çeşittir. Dekara verim 1300- 1400 kg’dır.

Üreticilerin tercih ettiği başka bir çeşit ABD orijinli Gold Nuggettir. Geçci, iri, koyu kırmızı-portakal renkli, çok gösterişli, lezzetli meyvelere sahiptir. Kendine verimlidir. Dekara verimi ise 1200-1300 kg’dır.

Erkenci bir çeşit olan Sayda ise iri, pembe-portakal renkli, çok tatlı ve lezzetli meyvelere sahiptir. Taşınmaya ve karaleke hastalığına orta derecede dayanıklı bir çeşittir. Dekara verim 1000-1200 kg’dır.

Erkenci başka bir çeşit Hafif Çukurgöbektir. Orta irilikte, pembe-portakal renkli, gösterişli, çok lezzetli, tatlı meyvelere sahiptir. Taşınmaya kısmen uygun, karaleke hastalığına dayanıklı, kendine verimli bir çeşittir. Dekara verim 1000-1200 kg’dır.

Yerli başka bir çeşit de Yuvarlak Çukurgöbektir. Orta mevsimde olgunlaşır. İri, sıra-portakal renkli, gösterişli ve çok lezzetlidir. Taşınmaya dayanıksız, karaleke hastalığına orta derecede dayanıklı, kendine kısmen verimli bir çeşittir. Dekara verim 700-800 kg’dır.

Meyveler hasattan hemen sonra pazarlanmalıdır

Yenidünyanın en önemli hastalığı olan karaleke hastalığı ile mücadele edilmezse ağaçlar giderek verimden düşer, yapraklar dökülür, ileri aşamalarda ağaçlarda kurumalar başlar. Karaleke ile mücadelede için budama artıkları ve bir yıl önceden kalan meyveler toplanmalı ve yakılmalıdır. Gerekli olduğu zamanlarda uygun ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. En önemli zararlıları ise sarıağaç kurdu ve yaprak bitleridir.

Hasat edilecek meyvelerin, çeşide has normal büyüklük ve rengini almış olması gerekmektedir. Meyve üzerinde 2-3 mm sap kalacak şekilde makas ile kesilerek hasat edilir. Hasat kriteri olarak kabuk rengi baz alınsa da ticari olarak suda çözülebilen kuru madde miktarının yaklaşık yüzde 10 olması gerekir. Meyvelerin tamamının aynı anda olgunlaşmaması nedeniyle hasat birkaç defada yapılabilir. Meyveler hasattan hemen sonra pazarlanmalıdır. Özellikle bazı çeşitler beklemeye veya kabuk zararlanmalarına karşı hassastır. Depolanma süresi kısadır, 10-13°C’de 1-5 gün saklanabilir.

Kaynaklar

www.fao.org  Erişim Tarihi: 01.01.2026

www.tuik.gov.tr  Erişim Tarihi: 01.01.2026

Yenidünya üretiminde dünyada 4. Sıradayız, MAYIS-HAZİRAN 2024 / BİTKİSEL ÜRETİM, Türk Tarım Orman Dergisi.

Önceki yazı
40 yıla yakın süredir Limagrain’in üstün nitelikli tohum çeşitlerini çiftçilere ulaştıran, başarılı, saygın, güvenilir iş insanı; YURDAER ULUS
Sonraki yazı
Doğayı Tahribin Bedelleri

Bizi Takip Edin

E-Bülten

E-Mail Bültenimize Abone Olun Olup Bitenlerden İlk Sizi Haberdar Edelim.

Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Menü